Minimalizm ve İskandinav Tasarım Arasındaki Farklar

yazar Beyaz Kedili Ev

İlk bakışta İskandinav ve minimalist tasarım stilleri eş anlamlı görünebilir. Özellikle sosyal medyada bu ikisi, çağdaş yaşam kültüründe ideal, düzenli iç mekânın bir resmi gibi birbiriyle harmanladı: beyaz duvarlar, özenle seçilmiş ev bitkileri, doğal örgü battaniyeler ve düz yüzeyler. Bu iki stil iyi karışsa da, minimalizm ve İskandinav tasarım stilleri tek ve aynı değil.

Bir şey aynı anda hem minimalist hem de İskandinav olabilir, ancak görünürde en temel fark kullanılan malzemelerdir. Minimalist tasarım genellikle paslanmaz çelik, krom ve lake gibi malzemeleri içerir. İskandinav tasarım ise organik malzemelere odaklanır; yani kenevir halılar, kavisli ahşap sandalyeler ve dokuma sepetler.

Minimalist ve İskandinav iç mekanlarda kullanılan malzemeler

Ferah bir mekân ve sadelik yaratmaya çalışan minimalizmin, belirgin bir şekilde manevi ve felsefî bir alt tonu vardır. Pratik, işlevsel ve rahatlatıcı bir geçmiş üzerine kurulan İskandinav tasarımı ise temelde pragmatiktir; ama sevdiğiniz eşyalar için de bolca alan bırakır. 

Bu yazıda, tasarım motivasyonlarınızı daha iyi anlayabilmeniz için İskandinav tasarımı ile minimalizm arasındaki temel farklılıklara odaklanacağız. İlham verici ve minimalist olmayan bazı İskandinav tasarım öğelerini de ayrıntılarıyla anlatacağız. İç mekânınız için neye karar verirseniz verin, bunu özgün bir şekilde yapmanıza yardımcı olmak istiyoruz.

Minimalizm ve İskandinav Tasarımın Kısa Tarihi 

İskandinav tasarımı, 20. yüzyılın başlarından ortalarına kadar olan bir süre zarfında kabul gördü. Bu tasarım stili, “sıradan” insanlar için erişilebilir olmak amacıyla işlevselliği ve modernizmi merkeze koydu. Zanaatkarlık ve hygge gibi İskandinav değerleri, stilin endüstriyel ve ileri görüşlü temellerini dengeledi. İskandinav tasarımı; sadeliği, temiz çizgileri ve hareket edecek bolca alana sahip hafif, doğal ışıklı alanları vurgulaması açısından minimaldir. 

Minimalizm kelimesi ilk olarak İkinci Dünya Savaşı sonrası sanat dünyasında, temel formlarına veya yapısına indirgenmiş görsel sanatları tanımlamak için kullanıldı. Minimalist sanatçılar, öznellik ve kendini ifade etme gibi eski sanatsal geleneklerden ayrıldılar. Bunun yerine gerçekliği nesnel ve analitik olarak ifade etmeyi amaçladılar. Minimalist iç tasarım da 1980’lerde popülerlik kazandı ve özellikle Japon mimarisi ve Zen felsefesinden, bağlantısızlık, ma (boşluk) ve wabi-sabi gibi kavramlardan etkilendi.

Son yıllarda minimalizm bir yaşam tarzı hareketi olarak oldukça popüler hale geldi. İster daralan bütçelere, ister tempolu iş ve sosyal hayatın baskılarına, isterse daha fazla anlam arzusuna yanıt olarak; çoğu kişi özellikle iç mekanlarında neşe, huzur ve amaç bulmanın bir yolu olarak minimalizmi benimsedi.

Genel Farklılıklar

1. İdeoloji ve Mekânın Pratikliği

Minimalizmde boş duvarlar, beyaz boşluklar veya açık bir alan genellikle sembolik anlam kazanır. Minimalizmin daha faydacı versiyonları, eşyalara gerçekten ihtiyacınız olup olmadığını sorar. Temel amaç, bağlılığı serbest bırakmak, gereksiz yüklerimizden kurtulmak ve daha saf, daha anlamlı bir yaşam sürmektir. 

İskandinav tasarımda mekan, bir idealin ifadesinden ziyade pratik bir işleve hizmet eder. Mekan, ortamı yükselten ve işlevselliğe öncelik veren bir hafiflik duygusu verir. Bu durum İskandinav iç tasarımının kalbinde yer alır. Nihayetinde mekanın pratik bir işlevi vardır: günlük yaşamı kolaylaştırmak, enerjiyi artırmak ve eve gelmek için rahatlatıcı bir ortam yaratmak.

2. Basitliğin Gerekliliği ve Fonksiyonelliği

Minimalizmde, eşyalar genellikle “gerekli kötülük” olarak betimlenir: bizi yönetmesine izin vermekten sakınmamız gerekenler… Elbette, yüksek kaliteli bir şeye yatırım yapabiliriz, ancak yalnızca sayı sınırlıysa ve gerçekten buna ihtiyacımız varsa. Minimalizmde mekan; aşırı tüketimle gelen utanç, boğulma, istenmeyen karmaşa (fiziksel, zihinsel ya da duygusal) ile çevrili değilse; daha iyi bir yaşam sunmuş olur. 

İskandinav tasarım ise farklı nedenlerden dolayı basittir. Doğal ve geleneksel malzemeler, verimli inşaat/yapım süreci ve genel olarak erişilebilir bir görünüm elde etmeniz muhtemeldir. Ancak bu tasarım seçimlerinin basitliği, bir karşı hareketten ziyade pratikliğin ve demokratikleştirilmiş bir tasarım felsefesinin sonucudur.

İskandinav Tasarım Elemanları

İskandinav tasarımı merak ediyorsanız ancak minimalist felsefe size hitap etmiyorsa endişelenmenize hiç gerek yok. İster minimalist olun ister olmayın (ya da çoğu insan gibi ikisinin arasında bir yerde durun) herkese açık olan bazı temel İskandinav tasarım öğelerini sizinle paylaşıyoruz.

Kontrast: İskandinav iç mekânlarda kontrast, derinlik ve ilgi sağlar. Sert ve yumuşak, açık ve koyu, eski ve yeniyi kullanın. Görünümü etkili kılmak için aydınlatmalar, mobilyalar, duvar rengi ve kilimler gibi daha büyük işlevsel parçalarda kontrast etki yaratmaya çalışın.

Çok işlevli parçalar: İster küçük bir alanınız ister depolayacak çok alanınız olsun, İskandinav görünümü eklemek için çok amaçlı mobilyaları kullanabilirsiniz. Modüler IKEA parçaları, yatak altı saklama bölmesi ve ekstra çekmeceli, raflı her şey…

Doğa: İskandinavların hem saygılarını göstermek hem de daha bağlantılı olmak amacıyla doğayla özel ve dikkate alınması gereken bir ilişkisi vardır. Mekâna daha fazla doğal ışık getirerek, bir sandalyeyi pencere kenarına konumlandırarak; bitkiler, heykelsi ahşap malzemeler ve diğer doğal malzemeleri birleştirerek siz de evinizde doğayı onurlandırabilirsiniz.

Hygge: Hygge, rahat bir birliktelik demektir. Sıcaklık yaratarak, mobilyaları sosyalleşmeyi teşvik edecek şekilde düzenleyerek ve alanınızı günlük aktiviteleriniz için olabildiğince konforlu hale getirerek mekanınıza biraz hygge ekleyin.

Modern tasarım: Geometrik şekiller ile net çizgileri kullanabilir veya düzensiz şekiller ile eski parçalara yeni yorumlar katarak değerlendirebilirsiniz. 
*Stil notu: Kontrast kullanırsanız, nispeten modern bir parça, daha geleneksel bir şeyle eşleştirildiğinde daha da modern görünebilir.

Kaliteli işçilik: Her tarz için dikkate alınabilecek bir tasarım öğesidir. Yüksek kaliteli parçalara yatırım yapabilir veya ikinci el mağazalarda arayabilirsiniz. Taklit tasarım olmayan, sağlam ve gerçek elmaslardan yapılan eski bir takıyı düşünün…

Renkler: İskandinav iç mekânları neredeyse tamamen nötrdür, ancak bunun sizi durdurmasına izin vermeyin. Son zamanlarda, İskandinav tasarımı daha güçlü tonlar, renk blokları ve daha fazlasıyla sınırları zorluyor. Soluk, nötr renklerde boyadığınız salonunuzun bir duvarını toprak tonlarında koyu ve nispeten canlı bir renkle boyayarak bu stil içinde kalmayı başarabilirsiniz.

Sizin için Neyin Önemli Olduğunu Bulun

Minimalist bir iç mekâna sahip olmak daha kolay gibi görünse de İskandinav tasarım daha erişilebilir ve esnektir. Temeli pratiklik olduğu için, neyin işe yaradığına dair kişisel tanımınıza uyabilir. Bu tasarım stili bizim sosyal kültürümüze göre de son derece yaşanabilirdir; ailenizi ve arkadaşlarınızı ağırlamanıza daha çok olanak tanır. 

Bunları Da Yapabilirsiniz!

1 yorum

2021 Dekorasyon Trendleri | Beyaz Kedili Ev 08.01.2021 - 00:08

[…] söyleyebiliriz. Sıcak nötrler ve zengin toprak tonları aynı zamanda, popüleritesini koruyan “hygge” özelliklerini bünyesinde barındıran en iyi renk tonlarıdır. Zeytin yeşili ve yanık turuncu […]

Yanıt

Fikrinizi Paylaşın.

Duvar Dekorasyonu Fikirleri Küçük Salon Dekorasyonu Fikirleri Bebek Odası Dekorasyon Fikirleri 2021 Dekorasyon Trendleri Küçük Mutfaklar İçin 10 Fikir